From: Turgut Ayker [mailto:turgut.ayker@tespo.com.tr]
Sent: Wednesday, December 26, 2007 10:51 AM
To: info@emyr.org
Subject: FW: [Bavariasail] Doğu Akdeniz Yat Rallisi EMYR hakkında
Sevgili Hasan, Faruk ve Umut Beyler,
Kayıtların fazlasıyla dolduğunu belirtmenize rağmen yaklaşık 200 üyesi bulunan Bavaria sahipleri grubuna yine de ralli’ye başvurmalarını tasviye etmek istedim. Bu vesile ile eşim Arzu ile birlikte yaşadığımız o muhteşem günleri de tekrar hatırlama fırsatı da bulmuş oldum. Sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Ülkemizde dincisi, dinsizi, Türk’ü, Kürt’ü, Milliyetçisi, Azınlığı, Hükümeti, Muhalefeti birbirini yediği bir ortamda sizin bu insanüstü gayretleriniz, bıkıp usanmadan hep daha iyisi için uğraşlarınız, fedakarlıklarınız ne kadar güzel, önemli...
Keşke sizler gibi aktif olarak ülkesi, denizcilik ve insanlar için güzel şeyler yapmak isteyen 100, hatta 1000 organizatör kişi, kurum daha olsa hayat ne kadar güzel olurdu… İşte Kayra birkaç kere yapıldı ve arkası gelemedi. Hem bizler kaybediyoruz hem de gidilen yerlerdekiler….
Hasan Bey’e bir zaman haydi dedim ama haklı sebeplerle kabul etmedi. Keşke olsa.. Hatta keşke diğer Akdeniz Ülkeleri de olsa Malta, Tunus, Sicilya, Adriyatik gibi…
2008 yılı EMYR’in çok keyifli geçmesini dilerim.
En derin sevgi ve saygılarımla,
Turgut Ayker
From: Bavariasail@yahoogroups.com [mailto:Bavariasail@yahoogroups.com] On Behalf Of Turgut Ayker
Sent: Wednesday, December 26, 2007 9:54 AM
To: bavariasail@yahoogroups.com; bavariasail@googlegroups.com
Subject: [Bavariasail] Doğu Akdeniz Yat Rallisi EMYR hakkında
Değerli Üyelerimiz,
Size eşimle birlikte hayatımızın en güzel tatili olan EMYR rallisi hakkında bilgi vermek istiyorum.
Çünkü, 2006 Yılında eşim ile birlikte teknemiz New Life ile II. Kısmına (Antalya – Mısır arası) katıldığımız EMYR (East Mediterrane Yacht Rally) ile ilgili olarak aldığım aşağıdaki mail ve Excel eki’ni sizlere iletmek istedim. Ralli’ye katılmadan önceki acaba iki kişi bütün bu ralliyi yapabilir miyiz, Orta-doğu da ne işimiz var, Mısır’dan 3 gün hiç durmaksızın Türkiye’ye nasıl döneceğiz, Savaş ne olacak gibi bir çok soru bizi gerçekten endişelendiriyor idi. Gerçekten de Lübnan ve İsrail arasında kaçırılan askerler ile başlayan bombalama olaylarının arasında da kaldık. Özellikle Hayfa’da iken daha bir gün öncesi ayrıldığımız Lübnan’dan bir iki bomba atıldı ve biz de hem sağlığımız hem de ralli’nin ne olacağı konusunda oldukça endişelendik. Ancak diğer yandan, Ralli esnasında ve sonrasında kazandığımız dostluklar, Başta Antalya’dan İskenderun’a kadar olan kıyılarımız, Kıbrıs, Özelikle Suriye ve Lübnan, ayrıca İsrail ve Mısır’da gezdiğimiz ve gördüğümüz yerlerin inanılmaz muhteşemliği, Ortadoğu’nun kültürü, tarihi, dinler tarihi ve insanları,misafirperverliği, şahane tabiat ve yelken yapmaya çok uygun bir rota olması Ralli’nin artık 20 yıla dayanan birikimi ile organizasyonun mükemmelliği karşısında bir denizci için bölgemizde yaşanabilecek en güzel tatillerden (ve deneyimlerden) birini yaşadığımız için son derece mutlu olduk. İnşallah ilk fırsatta yine ve bu sefer İstanbul’dan katılacağız. Böylesine uzun bir tatilde teknede iki kişi olmak avantaj olduğunu anladık. Ama kısa süreli değişik konuklar belki katılabilecek ise belki biraz erzak, su, darlık gibi kısıtlamalar yaşansa bile hem misafirler, hem bizler açısından daha da güzel olabilirdi.
Çünkü, Ralli öncesi ve ralli boyunca, aldığımız çeşitli seminerleri (İşaret fişeği kullanımı, seyir fenerleri düzeni, rotamız ve tehlikeli sığlıklar, batıklar gibi), tek kelime ile muhteşem ve eksiksiz ralli kılavuz/program/kurallar kitabını (yabancılar arasında adı Rally Bible yani Ralli İncili idi..) , aldığımız sayısız hediyelerin yanı sıra hemen her gidilen limanda muhteşem ağırlanışımızı, ama ziyaret ettiğimiz yerel yetkilerle olan sohbetlerimizde de yatçılara liman yapılması, hizmetlerin arttırılması ve denizciliğin geliştirilmesi gibi isteklerimizi Allaha havale ederek verecekleri cevabı bildiğimiz için bizim de 21 millet hep bir ağız olarak ve o yetkili ile aynı anda hep birlikte “İnşallaaah!” çekerek patlattığımız şifreli protestolarımızı, belki de geçmiş rallilerin sayesinde yapılmış veya yapılmakta olan Alanya, Girne, Mersin, Lattakia (Suriye) ve inşallah J yapılacak İskenderun (şimdilik balıkçı barınağı olan) marinalarını, tabii bu arada bize yerlerini veren ve günlerce bir sürü sıkıntıya giren Türk, Suriyeli, İsrailli Balıkçıları ve Mısır askeri teknelerini, Gerçek Denizcilerin ve doğa severlerin arasında ırk, renk, dil, din, millet gibi farklıların aslında kültürel zenginliği geliştirme amacı dışında hiç olmadığını ama Ortadoğu toplumlara verdiği telafisi mümkün olmayan acılarını ve zararlarını, Sponsorlar tarafından verilen ücretsiz akşam yemeklerini, gece eğlencelerini, balo’ları, gösterileri, balık yakalama yarışmalarını, ralli olimpiyatlarını J, dansları ve minimum ücretle yapılan ama en kaliteli ve rahat şekilde gerçekleştirilen günübirlik veya otellerde kalmalı kültürel, tarihi veya eğlence turlarını, ücretsiz liman ve marinaları ve hizmetlerini, grup liderlerimizi, grup telsiz mesajlaşmalarını ve kendi grubumuz (örneğin bizimki IV., yeşil bayraklı grup idi) olarak toplantılarımızı ve birlikteliğimizi, Ralli sabah 08:00 telsiz netlerini, Ralli şarkımızı, ülke bayrakları seremonilerini, her limana girişte başta direklerimize ve kıça doğru çektiğimiz süs bayraklarımızı, süslemeler ile rengarenk 80 teknenin görüntüsünü, Açık denizde 80 teknenin gece veya gündüz seyrindeki doyumsuz görüntülerini, Mazotun üçte bir fiyatında ucuz oluşunu ama alırken yaptığımız bin bir filtrelemeyi, Süveyş önünde oluşturduğumuz dev tekne çemberi ve salyangoz şeklinde kanala girişimizi, Başta Hasan bey ve Kemer’den Faruk ve Umut beyler olmak üzere ralli komitesinin, grup liderlerinin ve her limandaki sponsor ve görevlilerin ve EMYR ülkelerdeki gönüllülerinin bizi rahat ettirmek için sarf ettikleri olağan üstü gayretleri, ralli katılımcılarının kurallara nasıl harfiyen uyduklarını, ama eğlence zamanı da nasıl içtiğimizi, danslarımızı, gitar, mızıka ve armonika resitallerini, korsan gecesi ve Girne sokaklarında boyanmış olarak geçit yürüyüşümüzü, şakaları, en sıkıntılı anlarda bile hep gülümseyerek gelişmiş ve denizci bir insanın nasıl olması gerektiğini gösterdiklerini, 20’li yaşlarda da 80’li yaşlarda da olsa herkesin dost olduğunu veya sadece iki hanım’ın bile keyif alarak 10 metrelik üstelik oldukça eski ve motoru İsrail Mısır arasında arıza yapan tekneleri ile ralliyi ne kadar rahatlıkla tamamladıklarını, yardımlaşmayı ve önemini, 21 milletin muhteşem dostluklarını, Gidilen yerlerde halktan, polisten gördüğümüz sıcak ilgiyi, Türkiye’nin Ortadoğu’da bir zamanlar ne kadar büyük işler başardıklarını ve inanın daha buraya sığdıramayacağım bir çok güzel şeyi, anıyı hiç birini unutmamız mümkün değil. Belki bu kadar hepsini bir organizasyon ile yaşamamız başka bir yerde de mümkün değil. Tek kelime ile rüya gibiydi ve hayatta ve sağlıklı iken her denizcinin yaşamasını gönülden dilerim.
Sadece, seyahat öncesi Ortadoğu’yu yeteri kadar çalışmamamız, tarihini araştırmamamız, dinler hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmamamız gibi kültürel eksikliğimizi gördük ve keşke hazırlanıp gelseydik diye düşündük. Eminim bu seyahatin keyfi o zaman tam doyumsuz olabilirdi. Teknemiz iyi bağlantı yapılmamış telsiz anteni korozyonu dışında bizi hiç üzmedi ama Volvo’nun imalat hatası damper arızası yolda iken başımıza geldi ve biz ne olduğunu orada iken anlayamadık ve aslında Volvo’nun bu büyük ihmali ve gizlemesi yüzünden ne kadar büyük bir risk yaşadığımızı ve talihimizin gerçekten yaver gittiğini döndüğümüzde anladık. Her neyse, Diğer yandan Ortadoğu ne turizm şirketleri turlarıyla, ne de karadan, havadan veya denizden kendi başınıza herhalde bu kadar güzel gezilip görülemez ve bu kadar kısa sürede üstelik hepsi birden gerçekleştirilemez. Hele tekne ile yalnız gitmek –her ne kadar mümkün de görülse de- bence çok ama çok zor. Düşünün Türkiye dışında hemen her ülkede kendi içlerinde bile 100 veya 10 mil hiç fark etmez uzaklıktaki diğer bir limana gitmek için hem ayrıldığınız limandan 6-10 mil boyunca kıyıya 90 derece ile açık denize çıkmak hem de vardığınızda aynı şekilde limana yine dik gelme mecburiyeti, Bazı yerlerde balıkçı barınaklarında kalma mecburiyetleri, Limanda teknenizi güvenle bırakıp turlara katılabilme, Tüm ülkelerden vize alabilme, Ayrıca (savaş, denizciliğin halen gelişmemesi ve diktatörlük gibi değişik sebeplerle) kendi limanları içinde bile seyir için alınması gereken müsaadeler ve inanılmaz bürokrasi bizim gümrüklerden 10-20 kat daha zor olduğunu, hatta zaten Lübnan’dan İsrail’e gitmek kanunen yasak olup sadece bu ralli’ye has olarak bu son derece kesin kuralların hemen hiçbirinin (20 yıldır başta Sevgili Hasan Kaçmaz olarak ralli komitelerinin yaptığı inanılmaz çalışmalar ve çabalar sayesinde) uygulanmadığını veya görmezden gelindiğini söylesem herhalde yeterli olur.
Aşağıdaki mektuptan da anlaşılacağı üzere bu sene için yerler fazlasıyla dolmuş gibi görünse de, (Bugünlerde başvurmak kaydıyla) Türk olarak arzu eden katılımcıların eğer imkan var ise bir ihtimal olarak hala kayıtlarının alınabileceğine inanıyorum. Çünkü, Ralli’nin en büyük eksikliklerinden biri de onca tekne içinde Türklerin son derece azınlıkta olmasıdır. 2006’da biz sadece 2 tekne idik. Amerikalıların, İngilizlerin 15-25 tekne ile katıldıklarını, neredeyse Avrupa ülkelerinin çoğunun bizden kalabalık olduklarını, Rusya, Avustralya, Yeni Zelanda’nın bile bizden kalabalık olduklarını görmek aslında %100 Türk yapımı bu ralli’ye bence ülkemiz adına da oldukça üzücüdür. Resmi dili doğal olarak İngilizcedir ve kalabalık oldukları için telsiz açıklamaları Almanca ve Fransızcaya çeviri yapılmaktadır. Gelecekte Türk katılımının da çok artacağına ise eminim. Bu sene olmazsa bile en azından önümüzdeki yıllar için bu uzun seyahati planlarınız içine almanızı tavsiye ederim. Pişman olmadığınız gibi niçin bunca yıldır gitmemişim diye kendinize kızmanız büyük ihtimaldir. Genelde 14-15 Mayıs gibi Antalya Kemer’den başlayan ikinci kısım, 16-20 Haziran gibi Mısır’da(veya İsrail’de) bitmektedir. Genellikle katılımcılar 4-7 gün arası karadan Ürdün seyahati yapıp sonra geri dönmektedirler. Eğer bizim (Çocukların Üniversite tatili başlaması sebebiyle ve özlediğimizden dolayı) yaptığımız gibi tekrar israil’e gitmeden, Mısır’dan direkt geri dönerseniz tahminen 20-22 haziran gibi Göcek’e varmış olabilirsiniz. Bu da toplam 35-38 günlük tatil mecburiyeti demektir. Ancak ralli dışı olan ve büyük ihtimalle bizim gibi yalnız yapmak zorunda olacağınız bu dönüş’ün hava şartları uygun ise yaklaşık 3 gün sürmesi belki bu ralli’nin en çok dikkat edilmesi gereken bölümünü oluşturmaktadır. Maalesef duyduklarımıza göre Güney Kıbrıs’ta ralli katılımcılarını misafir etmeye hiç hevesli değillermiş? Ama Arzu ve ben biraz şanslı idik, tam ralli Mısır kısmının bitim gününde herkes geriye yani İsrail’e doğuya giderken, biz ise kuzeye ve genelde 3-4 (sonra kısa bir süre ise 5-6) kuvvet NW ve W rüzgarda önce orsa, ama sonra dar ve normal apaz seyirleri ile biraz yay çizerek de olsa tüm yolu yelken seyriyle hiç motor gürültüsü ve mazot sarfiyatı olmadan Göcek’e rahatlıkla dönebildik. Belki bu şartları sağlamak için toplam tatilinizin Mısır veya İsrail’de ekstra birkaç gün uzamasını da göze almak zorunda kalabilirsiniz. Son olarak ta, Örneğin Çeşme’den gidecekler için, Antalya’ya teknenizi getirmek ve geri dönmek ise (Sadece gündüz seyirleri yapmak isterseniz) Cumartesi-Pazar seyirleri ile tatil yapmak zorunda kalınmadan toplam 5 hafta sonu ayırarak gidişte Hisarönü, Finike,Antalya dönüşte ise sadece Bodrum, Çeşme etapları ile gerçekleştirilebilinir. Gece seyri de yapılırsa tabii ki bu süre yarı yarıya kadar azalabilir.
Ralli ile detaylı bilgiler www.emyr.org (İngilizce) sitesinde detayı ile mevcuttur. Kendiniz için –ben bu süreyi ayıramam demeyip- inceleyin ve kesinlikle bu büyük imkanı kaçırmayın derim. Biz eşim ile ilk fırsatta en az bir kez daha ve bu sefer Ortadoğu tarihi ve kültürü derslerimize daha çok çalışarak J katılmayı ikimiz de çok arzu ediyoruz. Umarım okuyanları çok sıkmamışımdır ancak uzun süredir bu ralliyi tavsiye etmeyi hep istiyor idim ve ralli mektubu buna vesile oldu.
Tüm üyelerimizin yeni yılarını da en iyi dileklerimle kutlar, 2008’in hepimize, ülkemize, denizcilere ve tüm dünyaya iyilikler ve güzellikler getirmesini dilerim.
Sevgi ve Saygılarımla,
Turgut Ayker
SY New Life, 42C
Dalyanköy – Izmir.
